Yapay zeka ve analitik olmazsa olmaz

Yapay zeka ve analitik olmazsa olmaz
Oğuz Haliloğlu
Defne Telekomünikasyon CEO’su Oğuz Haliloğlu

Dünya GSM Birliği (GSMA) tarafından İspanya’nın Barcelona kentinde düzenlenen ve mobil iletişim dünyasının kalbinin attığı bir Mobile World Congress (MWC)’ı daha geri de bıraktık. 27 Şubat-1Mart 2018 tarihleri arasında 12. kez katıldığımız MWC 2018’de üzerine vurgu yapılan birkaç önemli konu vardı.

Bunlardan bir tanesi, mobil endüstrisinin klasik olarak ilerlediği yolda yeni bir teknoloji olan 5G idi. Sonuçta altyapı sağlayıcıları teknolojinin yenilenmesi, iletişim kalitesi ve hızın artması için sürekli olarak araştırma ve geliştirme faaliyetleri yapıyorlar. Doğal olarak da mobil operatörleri yeni teknolojileri uygulamaya ikna etmeye çalışıyorlar. Bunun yanında MWC 2018’de yer alan bir diğer önemli konu IoT (Internet of Things – Nesnelerin Interneti) idi. Ancak IoT’yi yakın zamanda gelire dönüştürebilecek önemli uygulamalar göremedik.

MWC 2018’de gözlemlediğimiz, bizim açımızdan en önemli iki konu vardı. Bunlardan bir tanesi OTT (Overthe Top) olarak adlandırılan servis sağlayıcılarının artık mobil operatörlerle birlikte aynı sahneyi paylaşıyor olmaları:Google, Facebook gibi yeni nesil dijital firmaların burada çok ciddi biçimde yer alıyor olmaları, onların mobil dünyanın öncelikle vazgeçilmez bir oyuncusu olduklarını onaylarken, operatörlerin de bu uygulamaların tükettiği veriyi satarak gelir elde ettikleri gerçeğine alışmakta olduklarını gösteriyor. Fuarın bizim açımızdan diğer önemli konusu, yapay zeka ve analitiğe verilen önem.

OTT’ler gerçekten mobil operatörler açısından, karşılarında ciddi dezavantaja sahip oldukları bir rakip mi? Finansal rakamlar henüz bunu tam olarak göstermiyor. Örneğin Deutsche Telekom Grubu’nun 2017 finansal rakamlarına baktığımız zaman neredeyse 75 milyar Euro gelirleri olduğunu ve 220 milyon kişiye hizmet verdiğini görüyoruz. Bu da abone başına yıllık olarak 336 Euro gibi yüksek bir ARPU (AverageRevenueper User) ya karşılık geliyor. Benzer şekilde Telefonica’ya baktığımızda ise nispeten daha düşük gelir grubuna sahip ülkelerde hizmet verdiği için 52 milyar Euro gelire karşılık 350 milyon aboneye hizmet verdiğini görüyoruz. Bu da abone başına yıllık 148 Euro gelir demek. Facebook’un 2017 finansal değerlerine baktığımızda ise 2.2 milyar kullanıcı ile 40 milyar dolar elde ettiğini görüyoruz. Böyle baktığımız zaman OTT servis sağlayıcılarının en büyüğü olan Facebook bile telekom operatörlerinin yanında ciro veya gelir açısından hala daha küçük gibi duruyor. Ancak burada kritik olan nokta gelirlerin ve kullanıcıların artışındaki hız.  Facebook 2017’de 40 milyar dolar gelir elde ederken 2016’da sadece 27 milyar dolar gelir elde etmiş. Oysa operatörlere baktığımızda gelirlerini ancak yüzde 2-2.5 civarında arttırabildiklerini görüyoruz, hatta bazılarında hiç artmamış veya düşmüş. Mobil operatörler için asıltehlike burada. OTT servis sağlayıcıları gelirlerini daha hızlı arttırırken operatörler rekabetten ve sadece erişim sağlayıcı olmaya zorlanmaktan gelirlerini çok yavaş arttırabiliyorlar hatta arttıramıyorlar.

Mobil operatörler olmadan OTT Servis Sağlayıcıları hizmet veremez

Bütün bu faktörleri ve Mobile World Congress ile en son 9 Mart’da Hindistan’da katıldığımız ConvergenceIndia 2018’den edindiğimiz izlenimleri harmanlarsak ortaya şöyle bir sonuç çıkıyor:

  1. Mobil operatörler olmadan OTT servis sağlayıcıları hizmet veremez. O yüzden mobil operatörlerin Osmanlı’nın fetret devrindeki kavgalar gibi pazar içi kavgalarını bırakıp, fiyat ve tarife üzerinden rekabet etmek yerine OTT servis sağlayıcılarına karşı birlikte hareket etmeleri gerekiyor. Çünkü dediğimiz gibi mobil operatörler olmadan OTT servis sağlayıcıları bir hiç olmaya mahkum.
  2. Hiçbir şey bedava değil bunu biliyoruz. OTT hizmetleri bedava görünse bile parayı nerden kazanıyorlar buna bakmak gerekiyor. OTT servis sağlayıcıları parayı kullanıcıların geliştirdiği içeriği; yani bizim onlara verdiğimiz kişisel bilgilerden,lokasyondan, paylaştığımız içerik, video ve resimlerden; yapay zeka ile analiz edip doğru zamanda doğru kişiye doğru reklama çevirerek bize sattıkları hizmet ve reklamlardan kazanıyorlar.

Mobil operatörler OTT Servis Sağlayıcıları ile işbirliği yapmalı

Böyle baktığımızda aslında, OTT servis sağlayıcılarının gelirleri, operatörlerin pastasından giden gelir değil; daha çok medya reklam gelirlerini tırpanlamışlar. Whatsapp’ın operatör gelirlerinin düşmesinde temel uygulamalardan biri olduğu örnek olarak gösterilebilir burada ama Whatsapp’ında bir geliri yok. Sadece sahip olduğu kişisel bilgiler sayesinde bir değer haline geldi. Burada en önemli OTT’ler Facebook, Twitter ve Instagram. Twitter ve Instagramda, Facebook yanında kullanıcı sayısı açısından çok daha küçük bir kitleye hitap ediyorlar. Burada hızlı gelir artışında önemli olan nokta içerik ve analiz. Facebook’un ne kadar iyi analiz yaptığını ve kişisel verileri nasıl gelire çevirdiğini çok yakın zamanda ortaya çıkan son skandal ile öğrendik. Zaten bunu biliyorduk aslında, bu skandal yeni değil. Kaldı ki kullanıcılar burada gönüllü davranıyor. OTT uygulamalarını indirip kullanan herkes aslında kendi kişisel bilgilerini satma karşılığında birtakım hizmetleri bedavaya kullanmış oluyor. Şimdi mobil operatörler de benzer bir yol izlemeliler. Abonelerini daha iyi tanıyıp, veri analizine daha çok önem vermeliler. Gerekiyorsa bu noktalarda OTT servis sağlayıcılarıyla işbirliği yapmalılar ve bunu daha çok içeriğe ve reklama çevirmeliler. Bu sayede gelirlerinin erimesini durdurabilirler ve OTT’lerin önüne de set çekebilirler.

Diğer taraftan OTT uygulamaları da dikensiz gül bahçesi değil. İnsanlarda yeni uygulamalara yönelim de başlıyor. Örneğin daha genç yaştaki kişilerin Facebook’u kullanmak istemediklerini biliyoruz. O yüzden kullanıcı artış hızı yavaşlıyor. Burada mobile operatörler açısından fırsat henüz kaçmış değil. Eğer kendi abonelerini daha iyi tanırlar, onlara daha iyi, daha kişisel hizmet verecek bir reklam (ister kendi servisleri için, ister diğer marka servislerini tanıtan) altyapısı kurarlar ise gelirlerini arttırabilirler ve OTT servis sağlayıcıları karşısında daha güçlü durabilirler. Reklamın verilebilmesi için tabii içerik ön plana çıkıyor. Burada mobil operatörlerin dijital transformasyon stratejilerini belirleyip dijital operatör olma yolunda ilerlemeleri ve sadece erişim hizmeti değil aslında içeriği de hem üretip hem de satıyor hala gelmeleri gerekiyor. Bunu için kişisel içeriğe çok önem vermek gerekiyor. Kişisel içerik paylaşımı artık profesyonelce üretilmiş içeriklerden çok daha fazla. O yüzden bir şekilde mobil operatörlerin kişisel içeriği de inceleyerek veri haline getirip pazarlayacak bir altyapıyı kurmaları gerekiyor.

Yapay zeka ve analitik şart

Bunun yanında 5G, evet hepimiz istiyoruz 5G’nin yaygınlaşmasını, ancak şunu da unutmamak gerekiyor ki 5G pratikte sadece erişimde hız artışı ve kalite getirecek başka çok fazla bir kazanım getirmeyecek.  O yüzden bu tür yatırımlarda çok da acele etmemek gerekiyor. Mobil operatörler çok acele etmezlerse karlılıklarını koruyup gerçekten sağlam bir bünye ile yollarına devam edebilirler.

Yapay zeka ve analitik olmazsa olmaz iki unsur. Bu noktada operatörlerin alacağı çok yol var. Bu konuda çok ağır ve çok kurumsal yapılarla ilerliyorlar. Ancak görebildiğimiz kadarıyla yapay zeka ve analitik daha çok çevik sistemlerle, yeni şirketler ve start-up’lar eliyle daha anlamlı veriler üretiyor. Mobile World Congress 2018’in bize gösterdiği noktalardan biri de şu oldu; yapay zeka ve ‘machinelearning’ bir İsviçre çakısı gibi. Ama profesyonel gelir üreten bir araç olabilmesi için dikeyde üzerinde epey çalışmak gerekiyor. Bunu da ancak küçük şirketler, odaklı şirketler hızla yapabiliyor. Bu nedenle mobil operatörlerin kendi çevrelerinde bir çekirdek ekosistem oluşturarak yapay zeka ve analitiğe yönelmiş firmalara yatırım yapmaları ve bunların sonuçlarını doğrudan kullanmaları doğru bir yaklaşım olacaktır. Bu sayede hem artış hızı yavaşlamış olan gelirlerini daha hızlı bir biçimde arttırabilirler, hem rekabette OTT servis sağlayıcılarının önüne geçebilirler, hem de kendi abonelerine daha iyi hizmet sunabilirler.

Defne Telekomünikasyon olarak biz de mobil operatörlerin dijital transformasyon stratejilerine destek verecek analitik ve yapay zekaya yöneldik. Bu alanda üç yeni ürün üzerinde çalışma yaptık ve bunları Mobil World Congress’te mobile operatörlere sunduk. Yapay zeka ve ‘machinelearning’ fonksiyonları ile güçlenen Intelligent Marketing Platform (Akıllı Pazarlama Platformu), mobil operatörlere servislerini pazarlama konusunda gerçek zamanlı ve öngörülü (predictive) analitik fonksiyonları sunuyor.NLP (Doğal Dil İşleme) ve yapay zeka teknolojileri ile zenginleşen Voice Assistant (Akıllı IVR Platformu), operatörlerin abonelerine gerçek zamanlı interaktif müşteri deneyimi vermelerini sağlıyor.Servis Yaratma Ortamı ve Servis Entegrasyon ve İşletme Uygulaması fonksiyonları iledijital servislerin hızlı ve kolay bir şekilde yaratılmasını, abonelere sunulmasını sağlayan Omni-Channel Service Platform’u (Çoklu Kanal Servis Platformu) VAS konsolidasyonunu destekliyor.

Yeni teknolojilerimizin bir kısmını kendi çözüm ve kurulumlarımızda kullandık. Örneğin Hindistan’da hizmet verdiğimiz bir mobil operatörün iletişim ağında Intelligent Marketing Platform ürünümüzü dikey olarak CollectCall (Ödemeli Mobil Arama) servisinde kullandığımızda servis penetrasyonunda 30 kat artış sağaldık.  Bu bizim açımızdan sadece bir test olmakla beraber ürünü kanıtlayan çok ciddi bir başarıydı. Bu ve benzer şekilde analitik üzerinde daha dikey çözümlerle mobil operatörlerin servis penetrasyonlarını ve gelirlerini arttırmayı sağlayacak çözümlere odaklanmış durumdayız.

Diğer taraftan çeviklik de mobil operatörler açısından çok önemli demiştik. Artık abonelere birden fazla kanaldan erişebilmek, verileri toplayıp analiz etmek ve hızla aboneye en uygun servisi, hizmeti sunabilmek gerekiyor. Bu noktada Omni-channel Service Platform çözümümüz mobil operatörlerin çok hızlı bir biçimde servis geliştirmelerini ve bunu kullanıcılarına kolaylıkla sunmalarını sağlıyor. MWC 2018’de lansmanını yaptığımız diğer ürünümüz VoiceAssistant da hizmet kalitesini artırırken operasyonel giderleri ciddi anlamda azaltacak yapıya sahip. Bu ürünümüz abonelerin müşteri hizmetlerini aradığında karşısına çıkan menülerde kaybolmak yerine, söylediğini doğru bağlamda anlayıp verilere dayalı doğru cevabı anında verebilen bir sistemle karşılaşmasını sağlıyor.